index

1 Mart 1998 Pazar

Tarayıcı Savaşları ve Türkçe - Özcan Özbilge


Tarayıcı Savaşları ve Türkçe
Özcan Özbilge / Mart 1998 

İnternet gerçekliğin en kısa ömürlü olduğu mekanlardan biridir. Hayat parçacıklarının alışkın olmadığımız bir hızla el değiştirip yeni gerçekliklerinin üretiminde istihdam edildiğine son kez, sinemayla tanıştığımızda şaşırmış ve internet bizleri sinemadan sonra dahi şaşırtmayı başardığında, perdeye bir adım daha yaklaştığımızın ayırdına varamamıştık. Öyle görünüyor ki ileri sanayi dünyasının naçiz kölesoyluları - mühendisler ve pazarlamacılar - her gün ruhlarını üfleyerek beden kazandırdıkları bu ortamın giderek kendi ölümlü bedenlerini sarıp sarmaladığının hala farkında değiller. 

İki yazılım üreticisi - Microsoft ve Netscape - hızla büyüyen bir pazarın kavgasında kıyasıya kapışırlarken yanakları adrenalinden al al olmuş internet muhabirleri her sabah hangi WEB tarayıcısının kaça kaç önde olduğunu e-posta kutumuza yetiştirmekteler. Kimi yorumcuların gözlerinden yaşlar süzülüyor, kimilerininse kalemlerinden kanlar damlıyor. Ekranımı dolduran İngilizce sözcük kalabalığı üzerinde göz gezdirirken, bazen bizim büyük basının tatlı suda ahlak ve özgürlük mücadelesi veren köşe yazarlarını okuyormuşum hissine kapılıyorum. Lakin ne denli kısa ömürlü olursa olsun, gerçekliğin dünyada bir izi olduğu muhakkak - yolumuza bu izleri inceleyerek devam ediyoruz. Korkunç tarayıcı savaşlarını kim kazanırsa kazansın - bizim uğraşımız Türkçe'nin bu sanal ortamda beden kazanmasına katkıda bulunmak. Kibar ve sakin - çıkarlarımızı gözetiyoruz. 

Tarayıcı savaşlarından şu aşamada karlı çıkanlar bizleriz. 1997'nin sonuna doğru piyasaya sürülen dördüncü nesil tarayıcılar internette önümüzdeki yıllarda beklenen büyümenin önemli bir kısmına kaynaklık edeceği anlaşılan uluslararası pazarın ihtiyaçları gözönüne alınarak tasarlandıklarından, Türkçe WEB yayıncılığının önündeki en büyük engeli - alfabe sorununu - ortadan kaldırdılar. Gerek Netscape Communicator (Navigator) 4 gerekse Microsoft Internet Explorer 4 özel ayarlamalara gerek duyulmaksızın, ISO standartına uygun olarak hazırlanmış Türkçe WEB sayfalarını büyük oranda doğru çözümleyerek gösteriyorlar. Büyük oranda diyorum zira en azından Microsoft'un tarayıcısı ISO standardına bütünüyle uymuyor, lakin uyuyormuş gibi yapıyor. 

Sakinleri bilirler, yüksek uygulayım şirketleri iki türlüdür: mühendislerin pazarlamacılara hizmet ettiği şirketler, pazarlamacıların mühendislere hizmet ettiği şirketler. Microsoft-Netscape rekabetinin en traji-komik sahnelerinin tüketici karşısında değil de bizzat bu şirketlerin çalışanları veya iş ortakları arasında yaşanması bu rekabetin bir yandan çok eski ve derin zümreiçi çatışmalarla örtüştüğüne işaret ediyor. Bir mühendisin Microsoft'un ürünlerini beğenmesi (eğer bizzat Microsoft'a veya bu şirketin bir iştirakine çalışmıyorsa) mesleki nitelikleri hakkında şüpheler uyanması için yeterli bir veri sayılır. Diğer yandan Netscape'in bu savaşı kazanma ihtimali olduğunu söyleyen pazarlamacıya (eğer Netscape'e veya ortaklarından birine çalışmıyorsa) deli gözüyle bakılır. Gerçekten de piyasaya sundukları ürünlerine bakarak Microsoft'un pazarlamacıların, Netscape'in ise halen daha mühendislerin hakimiyetindeki şirketler olduklarını söyleyebiliriz. Mühendis şirketlerinin ürünleri, yapmaları gereken işi becerilerinin sınırlarına ulaşıncaya değin layıkıyla yapar ve o sınıra ulaşır ulaşmaz iflas veya istifa ederler - bu sınırı mühendisin hayal gücü ve tasarım olanakları tayin eder. Pazarlama şirketlerinin ürünleriyse becerilerinin ötesinde vaatlerde bulunur, iki tökezler bir yuvarlanır, fakat su üstünde kalmayı bir şekilde başarır ve vaatlerini yerine getiremediklerinde işi pişkinliğe vururlar - bu pişkinliğin derecesini pazarlamacının gözükaralığı ve rekabetin aciliyeti belirler. 

Kuşku yok ki gerçeklik sanal da olsa bu denli ak kara değil, sonuç itibarıyla Netscape'in pazarlamacıları, Microsoft'un da mühendisleri var. Ne var ki bu satırları okuyan Internet Explorer 4 kullanıcıları farelerini ekranın hemen solundaki düğmeler üzerinde gezdirdiklerinde görecekler ki, düğmelerin üzerinde beliren küçük kutucuklardaki yardımcı bilgileri Türkçe okuyamıyorlar. Çok önemli bir nokta olmayabilir, fakat biz o kutucuklar da dahil olmak üzere, bu dergideki en önemsiz ayrıntıları dahi size Türkçe gönderebilmek için - ciddiye aldığımız - bir çaba içersindeyiz. Aynı şekilde giderek daha fazla yayınlama arzusu duyduğumuz deneysel metinlerde kullandığımız kimi javascript çıktıları da yine Internet Explorer 4 kullanıcılarına Türkçe harflerle ulaşamıyor. Communicator (Navigator) 4 ise Türkçe harfleri tüm bu ayrıntılarda layıkıyla gösterebiliyor. 

Gerek Netscape'in gerekse Microsoft'un dördüncü nesil WEB tarayıcıları bedava dağıtılıyorlar - bu kısa ömürlü gerçekliği değerlendirerek, mutlaka bir tane edinmelisiniz. Hayır, bedava sirke baldan tatlı olduğu için değil. Korkunç tarayıcı savaşlarını kazanan taraf, internet sakinlerine bugün bedava dağıttığı ürünün faturasını yarın zaten toptan bir meblağ olarak takdim edecek. O gün geldiğinde, ödemenizi yaparken "bari kullanmış olsaydım" şeklinde hayıflanmazsınız. 

Dostlukla 
Özcan Özbilge



Kaynak : Araf Dergisi Mart 1998

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder